RSS
15 Tem 2010

ÖCALAN, KENDİSİNİ SORGULAYAN KOMUTANA NELER SÖYLEDİ?

Yazar: Berkay | Bulunduğu Yer: Gündem, Mektup
Translate to German Translate to Spanish Translate to French Translate to Italian Translate to Portuguese Translate to Japanese Translate to Korean Translate to Russian Translate to Chinese

IGDWR TOP 100

Emekli Albay Atilla Uğur, Abdullah Öcalan’ı Kenya’dan getiren ekipte yer aldı.

Öcalan’ın 1999’da Türkiye’ye getirilmesinden sonra yapılan sorgulamalarda olan komutandı.
Bu bilgiler, emekli albayın Ergenekon davasından tutuklanmasına kadar bilinmiyordu.

Emekli Albay Atilla Uğur, şu an Silivri Cezaevi’nde tutuklu.
Uğur, tutukluluğunun 2. yılında bir mektup kaleme aldı.

Odatv, emekli albayın avukatı Serkan Günel aracılığıyla kaleme alınan bu mektubu yayınlıyor:

KAMUOYUNA;
Ben Kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri mensubu olmaktan her zaman onur duymuş emekli bir albayım.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir neferiyim.
Görev hayatım boyunca diğer bütün meslektaşlarım gibi, bana verilen vazifeleri en iyi şekilde yerine getirmek için büyük gayret sarfettim.
Meslek hayatımın büyük bir bölümü terörle mücadelede geçti.
Tanrı bana kritik ve nitelikli görevler nasip etti.

Bu mücadele; komutanlarım, arkadaşlarım ve personelimle birlikte elde ettiğim başarılar, beni terör örgütünün başı Abdullah ÖCALAN’ın sorgu süreci ile ilgili çok önemli bir sorumluluğa ulaştırdı.
Son dönemde yaşadığımız olaylar, beni içinde bulunduğumuz durumu sorgulamaya itti.
Bugüne kadar ciddi devlet anlayışı gereği sustum.
Zaten doÄŸrusu da buydu.
Ancak, bu ”düzmece dava” (Ergenekon) nedeni ile deÅŸifre edildikten sonra; artık susmanın bir anlamı kalmamıştır.
Gelinen noktada bunları kamuoyu ile paylaşmak, milli bir görev olmuştur.
Gelecek nesillere de faydası olacağına inandığım bu hususları, milletin istifadesine sunuyorum.
Neler Oluyor?
16 Şubat 1999 tarihinde, soğuk ve yağışlı bir İmralı gününde; korku dolu gözlerle sonunun ne olacağını düşünen Abdullah ÖCALAN, bugün kurtarıcılığa ve muhataplığa oynuyor…
İlk gün ve sonraki süreçte, ”vereceÄŸiniz her türlü göreve hazırım” diyen kiÅŸi; ÅŸimdi Türkiye’ye görev vermeye kalkıyor.
İdamdan kurtulmak için kendi örgütünü çökertmeye çalışan adam, ÅŸimdi Türkiye Cumhuriyeti’ni çökertmeye soyunuyor.

İlk gün kulağına doÄŸru eÄŸilip; ”Bir varmış bir yokmuÅŸ” dediÄŸim teröristbaşının, bir kulağımdan girip diÄŸer kulağımdan çıkmayan sözlerinden çok küçük bir kısmını aktarmak istiyorum:
- ”Devletimin vereceÄŸi her türlü göreve hazırım!”
- ”Büyük Atatürk’ün kurduÄŸu Türkiye Cumhuriyeti’ne hizmet etmek, acılarımı biraz olsun hafifletecektir!”
- ”En başından beri Suriye, Yunanistan ve İran bize (PKK) her türlü desteÄŸi vermiÅŸtir!”
- ”Kürt halkı akılsızdır, menfaatine düşkündür, güce tapar!”
- ”Barzani de, Talabani de güvenilmez, paradan baÅŸka bir ÅŸeyden anlamayan rezillerdir!”

İmralı Adası’nda, Türk Bayrakları’nın önünde görüntüsünü almak için gözbağını çıkardığımda; korkan gözlerle bana bakarak, ”Devletime hizmet etmek istiyorum, beni asacak mısınız?” diye soran, kendisine; ”Biz eÅŸkıya deÄŸil Türkiye Cumhuriyeti Devletiyiz, sen bağımsız Türk Mahkemesi huzurunda hesap vereceksin!” diye cevap verdiÄŸim Abdullah ÖCALAN’ın gözbağı, acaba ÅŸimdi ülkeyi yönetenlerin ve açılım simsarlarının gözlerine mi baÄŸlanmıştır?
Teröristbaşı Abdullah ÖCALAN’ın; sorgu sırasında bizzat bana defalarca küçümseyerek söz ettiÄŸi, ”bunlardan bir halt olmaz” dediÄŸi DoÄŸu ve GüneydoÄŸu’da yaÅŸayan KARDEÅžLERİMİZ, maalesef bunları bilmiyorlar.
Son zamanlardaki alçakça saldırılar ve verdiÄŸimiz ÅŸehitlerden sonra, medyada ”güvenlik güçlerinin bir zafiyeti mi var?” sorusu gündeme gelmiÅŸtir.
Şunu çok açık olarak söyleyebilirim ki; ne kahraman silahlı kuvvetlerimizin, ne fedakar polisimizin ve ne de cefakar korucularımızın bir zafiyeti yoktur.

İkibinli yılların başında, örgütü bitirme noktasına getiren bu kurumlarımızdır.
Şu anda da kanları ve canları ile bu mücadeleyi verenler de yine onlardır.

Sorun; zafiyet deÄŸil, MORAL sorunudur.
Düzmece iddialarla; Jandarma, Özel Harekat, Özel Kuvvetler, SAT, SAS ve Polis Özel Harekat mensupları teröristlik suçlaması ile cezaevine atılmışlardır.

Åžahsım da dahil olmak üzere bu insanların ortak özelliÄŸi, ”terörle mücadelede” baÅŸarılı kiÅŸiler olmalarıdır.
Suçlanan ve tutuklu bulunan bu insanların arasında, vücudunda kalan terörist bombası parçaları nedeni ile cezaevi giriÅŸinde X Ray cihazından tabiri caizse ”ötmeden” geçemeyen kahraman gazilerimiz vardır.

Halen görevde bulunan, kanları ve canları pahasına mücadele eden arkadaşlarımızın; bu durumdan olumsuz etkilenmemeleri mümkün müdür?
Kamuoyumuz şunu çok iyi bilmelidir ki; Ordumuz, polisimiz ve korucumuz bu belayı yine defedecektir.
Bu mücadeleyi uzun yıllar vermiş biri olarak, bana inanınız.
Kurumlara olan güveninizi kaybetmeyiniz…

Önemli olan; ülkeyi yönetenlerin gözlerindeki bağı çıkararak, gerçekleri görmeleridir.

Saygılarımla…

Atilla UÄžUR
E. J. Kd. Albay
Silivri Toplama Kampı

Benzer Konular

Etiketler: , , , , , , , ,

Yorum Gönder

You must be logged in to post a comment.