Ana sayfa Aşk Küçük Sahne

Küçük Sahne

167
0
PAYLAŞ

Istiklaldeydim tiyatroya yetismek icin insan seli icinde hizla ilerliyordum. O kalabaligin icinde bir top kizillik cekti dikkatimi.
Usul usul yaklastim neydi o pür dikkat bakmama neden? Yaklastim biraz daha ve biraz daha. Hafif dalgaliydi saclari
bir cift cakir goz o kadar sicak gulumsuyordu ki gunes ardini donmustu. Gülümsedikce al yanaklar kor oluyordu yanıyordum.
Nefesim cikis yolu bulamiyor duraksiyor, cirpiniyor. Yürümeden once dua etmistim; Allah’ım n’olur gidecegim yere
dogru gitsin. Duydu sesimi. Once eczaneye ugradin bekledim seni eczanenin kapisinin onunde belki farkedersin diye.
Yanimdan gecisinde kan akisim yon degistirmisti hissetmiyordum hic bir sey. Evet evet hic bir sey hissedemiyordum.
Farkli bir boyut bu. Pesinden gittim cok uzun da degildin kisa da. Bir bayana gore orta boydaydin belki yirmi’ne yeni basmistin.
Simitciye ugradin acikmistin, on metre ileride durdum arkami döndüm ve öldüm. Yoktun!
Hinca hinc dolu insan kalabaliginda kocaman bir bosluk duruyordu simitcinin onunde. Saga baktim, sola baktim, sokaklari taradi gözlerim
belki görür diye. Olmadı !Bir sonbahar güneşi gibi içimi ısıttı kızıl saçların ve bir okyanus gibi çakır gözlerinde boğuldum.
Kala kaldim kalabaligin ortasinda yetim bir çocuk gibi… Keşke bunları bilebilseydin…

10/04/10 // 19:30 Taksim-Küçük Sahne